Anal Fissür Hastalığı Tanısı

Anal Fissür Hastalığı Tanısı

Anüs derisi yoğun bir sinir ucuna sahip olduğu için bu bölge çok hassastır. Anal fissür hastalığına yakalanan kişiler hem makat bölgesinin hassaslığından dolayı hem de doktordan çekindikleri için tedavi olmayı ertelerler. 
Vücudun dışkılamaya hazır olmadığı zamanlarda yapılan zorlu dışkılamalarla makat çok büyük oranda tahriş olur ve yırtıklar artar. Kabızlık ve ishal olması durumunda anal fissürün oluşması kaçınılmaz olur. Makatta meydana gelen ağrılar son derece zorlayıcı olurlar. Anal fissürün etkisiyle hastaların kaslarında spazm oluşur ve daha fazla basınç meydana gelir. 
Dışkılama sırasında oluşan şiddetli ağrılar hastalar tarafından cam kesiği gibi acı şeklinde tarif edilir.
Anal fissürde asıl ağrı dışkılamanın bitiminde ortaya çıkar. Bu ağrılar kişinin günlük yaşantısını etkileyebilir. 
 
Anal Fissür Hastalığı Tanısı
Anal fissür hastalığı sıklıkla hemoroid hastalığı ile karıştırılır. Bu nedenle de fayda etmeyen ilaç ve tedavi yöntemleriyle iyileştirilmek istenir. Sonuçta bu durum hasta için olumsuz süreci daha da uzatır. Anal fissürlerin hemoroidle karıştırılmasında en büyük neden küçük meme oluşmasıdır. Oluşan bu meme hemoroid memesi olarak değerlendirilir. Ve sonuçta anal fissüre hemoroid tanısı konulur. Anal fissürlerin tedavisinden önce hastanın bağırsak sorunu olup olmadığı da araştırılmalıdır. Sadece akut dönemde olan anal fissür hastalarının kısmen de olsa rahatlatılmadan önce parmak muayenesinin yanında kolonoskopi yaptırmalarında yarar olacaktır. Hastanın dışkılama alışkanlığı ayrıntılı olarak sorgulanmalı ve doğru dışkılama önerileri mutlaka yapılmalıdır.
Anal fissür hastalığından kurtulmak için yapılacak son şey ameliyat olmaktır. Ameliyatta makatı kasan kaslardan içteki kesilerek yaranın kan dolaşımının artması ve kendiliğinden iyileşmesi sağlanır. Doğru yapıldığında başarı oranı yüzde 98-99 civarında olmasına rağmen yüzde 3-5 hastada gaz tutamama, ishal olunca dışkı kaçırma gibi sorunlara yol açabilmesi ve bu sorunların tedavisinin hemen hemen imkansız olması nedeniyle, özellikle kadın hastalarda en son seçenek olarak düşünülmelidir.
Ameliyat olmasına rağmen iyileşmeyen anal fissürler olduğunu unutmadan çözüm yolları aramalıyız. Bu hastalar üzerinde yapılan incelemeler göstermektedir ki ameliyatın deneyimli cerrahlar tarafından yapılmasının önemi büyüktür. 
Anal fissür belirtileri; Hastalığın en önemli belirtisi makatta oluşa kanama ve makat çevresinden akıntı gelmesidir. Anal kanal derisi üzerinde gelişen yırtıklara anal fissür denir ve bu yırtıklar dışkılama sırasında yırtılır tarzda cam parçası batması hissi verirler. Bu hastalarda şiddetli ağrı ve acıya yol açar. Bu ağrıya bazen küçük kanamalar da eşlik eder. Hastalar tuvalet kağıdında kan damlaları görebilirler. Kan damlaları açık renkte ve parlaktır. Anal fisürde tedavi hastanın durumuna uygun şekilde seçilmelidir. Anal fissürlerde tedavi stratejisi, fissürün özellikleri ve birtakım basınç ölçümleriyle kararlaştırılmalıdır.  Hasta için en güvenli yöntem ve en etkili yöntem belirlenmelidir. Hastalar için ameliyat kaçınılmaz ise sfinkterotominin basınç ayarlı yöntemle yapılması gerekir. Bu şekilde uygulandığında tedavi başarısızlığı riski ya da olası gaz kaçırma komplikasyonu ortadan kalkabilir. Ancak yinede ameliyatın risk olduğunu unutmamak gerekir. Diyet programları, bazı bitkisel uygulamalar hastalar için geçici çözüm yolları olarak bilinmektedir. 
Anal çatlaklardan kurtulmanın en güvenli ve doğru yolu ameliyatsız tedavi olacaktır. Tedavilerden önce hastalığın akut mu kronik mi dönemde olduğu da iyice anlaşılmalıdır. Hasta akut yani yeni bir hastalık dönemindeyse tedavi kolay olur. Kronik dönemde ise hastalığın tedavisi zorlaşır ve karmaşıklaşır.  
 
Akut makat çatlaklarının kronikleşmemesi için alınması gereken önlemler şu şekilde sıralanabilir:
Posadan zengin gıdalarla beslenilmelidir. Doğru porsiyonlarda salata, sebze, meyve ve zeytinyağı tüketilmelidir.
Her gün düzenli ve rahat tuvalete gidebilmek için kabızlığa neden olan yiyeceklerden uzak durulmalıdır.
Kısa süreli olarak ağrı kesici pomadlar ve sıcak su banyoları yapılmalıdır.
Gün içinde bol su içilmelidir.
Makat bölgesi temizliğine çok önem verilmeli, sık sık duş alınmalıdır.
 
 
Ameliyatsız Lazer Yöntemiyle Yapılacak Tedavinin Avantajları;
Ameliyatsız lazer yöntemini seçen hastalar öncelikle cerrahi operasyonların yan etkileriyle karşılaşmazlar.
10 dakika içerisinde sona eren tedavi yöntemi ile hasta sağlığına kavuşur.
Hasta müdahale esnasında herhangi bir ağrı hissetmez. Ağrı çok az düzeydedir.
Narkoza gerek kalmadan sadece lokal anestezi yöntemiyle hasta bilincini kaybetmez.
Dikiş veya kesik olmadığı için pansumana ihtiyaç yoktur.
Hasta anında ayağa kalkabilir ve gündelik hayatına geri dönebilir.
Hasta muayeneye geldiği an tedavisini gerçekleştirebilir.
Tedaviye gelmeden önce herhangi bir hazırlık yapmasına gerek yoktur.
Ameliyat sonrasında bazen doku kaybından dolayı hastalarda gaz ve dışkı tutamama gibi rahatsızlıklar görülmektedir. Lazer yöntemi esnasında bu tarz rahatsızlıklar görülmez.
 


Randevu ve Bilgi İçin 7/24 Çağrı Merkezimizi Arayın 444 8 623